Ankara'da tarihi gün: 36 ülke lideri başkente iniyor
Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek NATO zirvesi bugün başkent Ankara'da perdelerini açıyor. İki gün sürecek kritik görüşmeler için dünya liderlerinin gelişi sabah saatlerinde başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoğun bir diplomasi maratonuna hazırlanıyor.

Başkent Ankara bugün diplomatik trafiğin merkezine oturuyor. NATO'nun 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için sabahın erken saatlerinden itibaren Esenboğa Havalimanı'na iniş yapan özel uçaklar, şehre uluslararası bir hava kattı. Güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı kentte, protokol ekipleri misafirleri karşılamak için seferber oldu.
İttifakın tarihindeki dönüm noktası niteliğindeki bu buluşma, küresel güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleşiyor. Ukrayna'daki savaşın seyri, Baltık ülkelerinin endişeleri ve Akdeniz havzasındaki gerilimler masanın başında ele alınacak başlıca konular arasında. Türkiye'nin jeostratejik konumu, bu tartışmalarda söz sahibi olmasını sağlayan en önemli koz olarak öne çıkıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önünde iki günlük kesintisiz bir diplomasi maratonu var. İkili görüşmeler, çalışma yemekleri ve genel oturumlarla dolu bir program yürütecek olan Erdoğan, özellikle savunma sanayii iş birliği ve F-16 teslimatı gibi konularda ABD yönetimiyle masaya oturmayı hedefliyor. Zirve marjında yapılacak bu temaslarda Türkiye'nin NATO içindeki ağırlığını pekiştirme fırsatı da bulunuyor.
Ankara'nın ev sahipliğindeki bu zirve, Türkiye için sadece protokol anlamı taşımıyor. Dış politikada artan ağırlığını sergileme, bölgesel meselelerde inisiyatif alma ve ittifak içindeki konumunu güçlendirme açısından kritik bir platform sunuyor. Anadolu topraklarının tarihin her döneminde olduğu gibi yeniden dünya siyasetinin kavşak noktası haline gelmesi, yerel halkın da gururla takip ettiği bir gelişme.
Zirvenin sona ereceği yarın akşamına kadar Ankara'da alınacak kararlar, sadece NATO'nun değil küresel güvenlik mimarisinin de yol haritasını belirleyecek. Türkiye'nin bu süreçte göstereceği liderlik, uluslararası camiada saygınlığını daha da artırma potansiyeli taşıyor.