Anadolu'nun dört bir yanından toplanan askerlerin, Edirne'den yola çıkan genç padişahın peşinden İstanbul surlarına dayandığı o günlerden bu yana 573 yıl geçti. 29 Mayıs 1453'te gerçekleşen fetih, sadece bir şehrin el değiştirmesi değil, Anadolu'nun gücünün dünyaya ilan edilişiydi.
Fatih Sultan Mehmet'in başında bulunduğu Osmanlı ordusu, 53 gün süren kuşatmanın ardından sabah namazı vakti şehre girmeyi başardı. Topbaşı'ndan Topkapı'ya, Eyüp'ten Fatih'e kadar uzanan bu topraklar, o günden bu yana Anadolu insanının yurdu oldu. Fetih sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda kültürel bir dönüşümün de başlangıcıydı.
Doğu ile Batı'nın kesişim noktasındaki İstanbul, fetihle birlikte yeni bir kimlik kazandı. Anadolu'dan gelen ustalar, şairler, alimler şehri ihya etti. Binlerce yıllık bir geçmişe sahip bu kadim kent, Türk-İslam medeniyetinin başkenti haline geldi.
Bugün İstanbul'un her sokağında o günlerin izleri yaşıyor. Fatih'in mirası, sadece tarihi yarımadada değil, Anadolu'nun her köşesinde hissediliyor. 573 yıl önce yazılan bu destanı, her yıl gururla anmaya devam ediyoruz.




