Yaz güneşinin Doğu Anadolu'yu kavurduğu temmuz ayı, Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde her zaman farklı bir anlam taşır. Dağların arasına kurulmuş Başbağlar köyü, otuz üç yıl önce yaşanan trajediyi unutmuyor. O gün, köyün sıradan bir yaz gününü geride bırakması beklenirken, otuz üç sivil yurttaş hayatını kaybetmişti. Bugün yapılan tören, yalnızca bir anma değil; aynı zamanda bölge halkının ortak hafızasının yeniden diriltildiği bir an oldu.
Törene katılan yüzlerce kişi, köyün girişindeki anıt alanında toplandı. Yaşlılar sessizce dua ederken, gençler ellerinde çiçeklerle şehitlerin isimlerinin yazılı olduğu taşların önünde saygı duruşunda bulundu. Kemaliye'den gelen aileler, kayıplarının fotoğraflarını göğüslerine tutturmuş halde törene katıldı. Anadolu'nun bu sessiz köşesinde, acının dili söz gerektirmiyor; yüzlerdeki ifadeler her şeyi anlatıyor.
Bölge halkı için 5 Temmuz tarihi, takvimde yalnızca bir gün değil, kuşaklar arası aktarılan bir bellektir. Komşu köylerden gelenler, o günlerin anlatıldığı hikâyeleri çocuklarına tekrar tekrar aktarıyor. Erzincan'ın engebeli coğrafyasında yaşayan insanlar, bu tür olayların ardından daha sıkı kenetlenmiş, dayanışma kültürünü güçlendirmiştir. Törenler de bu kolektif hafızanın canlı tutulduğu ritüellerdir.
Anma programında konuşan yerel yöneticiler, barış ve huzurun Anadolu topraklarında kalıcı olması temennisinde bulundu. Katılımcılar, sessiz yürüyüşün ardından şehitler için mevlit okuttu. Başbağlar'ın dar sokakları, tören boyunca adeta zamanda geriye gitti; köyün yaşlıları, o yılların sıkıntılarını ve bugüne nasıl geldiklerini anlattı. Kemaliye'nin bu küçük yerleşiminde, büyük bir acının izi hâlâ taze.
Anadolu'nun pek çok köşesinde olduğu gibi, burada da toplumsal travmalar kolayca unutulmuyor. Başbağlar köyünün hikâyesi, yalnızca bir bölgenin değil, tüm ülkenin geçmişinde yaşanmış acıların ortak bir örneği. Her yıl düzenlenen bu törenler, yeni nesillerin tarihle bağını koparmaması ve barışın kıymetini bilmesi için bir hatırlatma işlevi görüyor. Otuz üç can, otuz üç yıldır Kemaliye'nin hafızasında ve Türkiye'nin vicdanında yaşıyor.




