Sabiha Gökçen ve İstanbul Havalimanı'ndan Avrupa rotalarına sıklıkla uçan Türk yolcular, yakın gelecekte havalimanlarında beklenmedik uzun kuyruklar ve gecikmelerle karşılaşabilir. Avrupa Birliği'nin başlattığı ve yakında yürürlüğe girecek biyometrik veri kayıt sistemi, üye olmayan ülke vatandaşlarının her giriş ve çıkışlarında parmak izi ile yüz taraması yapılmasını zorunlu kılıyor. Bu durum özellikle İzmir, Antalya ve İstanbul gibi Avrupa'ya yoğun uçuş bağlantısı olan kentlerden seyahat edenleri yakından ilgilendiriyor. Sektör temsilcileri, sistemin tam kapasiteyle devreye girmesi halinde check-in noktalarında ciddi tıkanıklıklar yaşanacağını öngörüyor.
Avrupa genelindeki havayolu işletmecileri ve terminal yöneticileri, yeni düzenlemenin teknik altyapısının henüz tam olarak hazır olmadığını vurguluyor. Özellikle yaz aylarında turist akışının zirve yaptığı dönemde böyle köklü bir değişikliğin hayata geçmesi, hem yolcu memnuniyetini hem de operasyonel verimliliği tehdit ediyor. Sektör, merkezi otoritenin her ülkeye kendi koşullarına göre sistemin bir süre askıya alınması ya da kademeli uygulanması yetkisi vermesini bekliyor. Aksi takdirde Türkiye dahil birçok ülkeden gelen ziyaretçilerin havalimanlarında saatlerce beklemesi kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye açısından konu ayrı bir önem taşıyor. Yılda milyonlarca Türk vatandaşı iş, eğitim, turizm veya aile ziyareti amacıyla Schengen bölgesine seyahat ediyor. Yeni sistem tam anlamıyla devreye girdiğinde, Türk pasaportu taşıyan her yolcunun ilk girişte biyometrik kaydının alınması gerekecek. Bu kayıt sonraki geçişlerde kullanılacak olsa da ilk defa uygulanacak prosedürün yaratacağı yığılma, özellikle tatil sezonunda Anadolu'dan Avrupa'ya uzanan rotaları darboğaza sokabilir. Uzmanlar, bu türden köklü değişikliklerin daha sakin dönemlerde test edilmesinin daha sağlıklı olacağını savunuyor.
Sektör temsilcileri, Avrupa makamlarına yönelik ortak açıklamalarında "kritik eşik" ifadesini kullanarak aciliyetin altını çiziyor. Taleplerin özünde, merkezi kararların yerel gerçeklere uyarlanabilmesi ve beklenmeyen aksaklıklarda hızlı geri adım atılabilmesi yatıyor. Havayolu ve havalimanı birlikleri, düzenlemenin amacını desteklediklerini ancak uygulamanın zamanlaması ve esnekliği konusunda endişeli olduklarını dile getiriyor. Brüksel'den gelecek yanıtın, yalnızca Avrupa değil, Türkiye gibi komşu ülkelerin seyahat sektörü için de belirleyici olacağı ifade ediliyor.
Anadolu'nun turizm merkezlerinden Avrupa'ya giden yolcular açısından durum, salt bir ulaşım sorunu değil. Küçük esnaftan büyük tur operatörlerine, ailesini ziyaret eden vatandaştan iş insanına kadar geniş bir kesim bu sistemden etkilenecek. Yerel seyahat acenteleri şimdiden müşterilerine yaz aylarında ekstra zaman bırakmalarını tavsiye ediyor. Avrupa'nın bu dijital dönüşüm hamlesi, kağıt üzerinde güvenliği artırmayı hedefliyor; ancak Anadolu'nun nabzını tutan esnaf ve yolcu, şimdilik sadece belirsizlik ve kuyruk endişesi yaşıyor.



